Piri Reis, 1465 yılında Çanakkale Boğazı’ndaki kıyı kentlerinden biri olan Gelibolu’da dünyaya gelmiştir. 1481 yılında, 16 yaşlarında iken seyir katibi olarak; amcası, ünlü Türk denizcisi Kemal Reis’in gemisinde denizciliğe başlayan Piri Reis, denizcilik yaşamının ilk gününden başlayarak, kendi deyimiyle, iki büyük tutkusunun esiri olmuştur. Bunlardan biri Akdeniz ve denizcilik. Diğeri de araştırma ve bilimdir.
Bu nedenle denizlerde dolaşırken her fırsatta Akdeniz kıyıları ile adalarının coğrafi ve siyasi durumu ile buralarda yaşayan insanların ekonomik ve sosyal yaşamlarına ilgi duymuştur. İlgisi yalnız sözü edilen konuları incelemekle sınırlı kalmamış, gözlemlediği bulguları ve edindiği bilgileri yazmış; ayrıca Akdeniz’in ada ve kıyılardaki kentlerin haritalarını da çizmiştir. XV. Yüzyılın sonlarında başlayarak, bütün dünyayı etkileyen önemli olayların başında gelen Büyük Coğrafi keşifleri izleyip yazmıştır.
1495 yılında amcası ile birlikte devlet hizmetine giren Piri Reis, 1500 yılında, gemi kaptanı (reisi) olmuş, 1511 yılında amcasının bir deniz kazasında hayatını kaybetmesi üzerine memleketi Gelibolu’ya çekilerek gözlemlerinden, tuttuğu notlarından, topladığı sözlü, yazılı ve çizili belgelerden yararlanarak 1513 tarihli ünlü dünya haritasını çizmiştir. Bugün, bu haritanın altıda birini oluşturan ve yalnız Güney Amerika kıtasını içeren elimizde bulunmaktadır. Haritanın Eski Dünya’yı kapsayan asıl büyük parçası kayıptır, bulunamamıştır.
Yeniden denize açıldığında, 1481 yılında çalışmalarına başladığı Akdeniz ile Akdeniz’in kıyı ve adalarında yaşayan insanların durumu hakkındaki incelemelerini sürdürmüştür. Böylelikle 40 yıl boyunca Akdeniz’i ve Akdeniz insanlarının yaşamlarını incelemiş, gözlemler yapmış, notlar tutmuş, haritalar çizmiş ve zengin bir arşiv oluşturmuştur.
![]() |
| Piri Reis'in Dünya Haritası |
1526 yılında, Kanuni Sultan Süleyman’a sunulabilen Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’sinin başlıca iki önemli özelliği bulunmaktadır.
Birincisi, yapıtta Akdeniz kıyıları ile adalarının coğrafi durumu anlatırken verilen denizciliğe ilişkin bilgilerin yanı sıra, (hatta bazı yerlerde denizcilik bilgileri ikinci plana da itilmiştir) buralarda yaşayan insanların yaşam biçimleri de çeşitli yönleriyle ele alınıp, anlatılmıştır. Yazılanlar içinde Akdeniz insanının ekonomik ve sosyal yaşamları, devletlerin egemenlik alanları, kıyı ve adaların hayvan varlığı, bitki varlığı, suları ve akarsuları, yer altı ve yerüstü doğal kaynakları tarihi ve meteorolojik bilgiler gibi çeşitli konular yer almaktadır. Akdeniz’in kıyı ve adalarını belli bir sıraya uyularak; bölüm bölüm yapılan yazılı açıklamalar, bölümlerin sonuna eklenmiş haritalarla da zenginleştirilmiştir.
Kitabın ikinci özelliği ise, Piri Reis’in yapıtını “Akdeniz insanı” için yazmış olduğunu belirtmesidir. Bunun nedeni, onun din, dil, ırk farkı gözetmeden Akdeniz kıyı ve adalarında yaşayan bütün insanlara saygı duyması, onları sevmesi ve onlarla iyi ilişkiler içinde bulunmasıdır. Yapıtta verilmiş olan, denizcilik bilgileri dışındaki bu gibi açıklamaların sayısı 1066′dır. Bu yönleriyle ele alındığında Kitab-ı Bahriye bir ekonomik ve sosyal coğrafya kitabıdır ve Piri Reis de ekonomik ve coğrafya biliminin kurucuları arasında yer alan bir bilim adamıdır.
Piri Reis, yapıtının Kanuni Sultan Süleyman’a sunulmasından sonra artık Akdeniz’e ilişkin yazılıp çizilecek bir konu kalmadığından, çalışmalarını Büyük Coğrafi Keşifler üzerinde yoğunlaştırmış ve 1528 tarihli haritasını çizmiştir. Bu harita, söylenip yazıldığı gibi bir dünya haritası olmayıp; İstanbul’dan Amerika kıtasına değin uzanan alanı kapsayan “bölgesel bir harita”dır. Piri Reis, 1528 tarihli haritasını, Osmanlı İmparatorluğu’nu keşifler hakkında bilgilendirmek, keşiflerin önemini göstermek üzere yapmıştır. Ne yazık ki, 1528 tarihli haritanın da tümü değil asıl haritanın dörtte birini oluşturan tek bir parçası bulunabilmiştir. Eldeki parça Orta Amerika, Florida ve Yukatan Yarımadaları, İzlanda, Grönland ve New Foundland gibi Amerikanın o gün için bilinen yerlerini kapsamaktadır.
Piri Reis haritasını çizdikten bir süre sonra, Kanuni Sultan Süleyman, davranışları saltanatı ele geçirmek kuşkusu yaratan Sadrazam Damat İbrahim Paşa’yı öldürtmüş, onun yakın çevresi içinde bulunanları da ortadan kaldırtmıştır. İbrahim Paşa’nın yakın çevresi içinde bulunanlardan Piri Reis, Kaptan-ı Derya Hızır Reis (Barbaros Hayrettin Paşa)’nın araya girmesi ile öldürülmekten kurtulmuş, ancak, artık gözden düştüğü için kabuğuna çekilmek zorunda kalmıştır. 1546 yılında Süveyş kaptanlığına getirilmiş olan Piri Reis bu görevindeyken 1552 yılında, Hürmüz Adası’na yapmış olduğu seferde, haksız yere başarısız bulunarak suçlanmış ve Kahire’de boynu vurularak öldürülmüştür. Öldürülmesi tamamen siyasi nedenlere dayanmaktadır.
![]() |
| Piri Reis'in çizdiği Dünya Haritası ile günümüzün modern haritalarında kıtaların karşılaştırılması. |



Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumcuların dikkatine:
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.