Selçuklu Sanatı

[caption id="attachment_1794" align="alignleft" width="225"] Sivas Çifte Minareli Medrese[/caption] Selçuklular Maveraünnehir, Irak, İran, Suriye ve Anadolu gibi, hem iklim ve tabiat şartları, hem de toplumsal yapılar ve gelenekler açısından birbirinden çok farklı ülkeleri içine alan çok geniş bir coğrafyaya hâkimiyet kurdular.

 

Özellikle mimari alanında, karahanlı ve gazneli üsluplarını, önce İran'ın, daha sonra da Anadolu'nun bölgesel mimari özellikleriyle kaynaştıran selçuklu sanatçıları özgün bir üslup geliştirdiler.Çok sayıda cami, medrese, türbe veya kümbet, kervansaray, darüşşifa, kale, imaret ve hamam inşa eden bu dönem sanatçıları, büyük kubbelerden kaçınmış, geniş mekanların üstünü, mekan birliğini zedeleyen çok sayıda sütunu birleştiren tonozlarlan örtmüşlerdir.

 

Selçuklu mimarisi kalın, yüksek ve sade (kesme taştan) duvarlar, kalın minareler ve özellikle de taş oymacılığının olağanüstü örnekleri olan taç kapılarla ayırt edilir.Bazı selçuklu cami veya medreselerinin, birer tahta oymacılık şaheseri olan kapıları ve minberleri günümüze ulaşabilmiştir.

 

Selçukluların islam mimarisine getirdiği yeni yapı türleri medreseler ve mezar anıtlarıdır.İlk defa Alparslan ve Melikşah devirlerinin ünlü veziri Nizamülmülk tarafından XI. yüzyılda yaptırılan medreseler, kare veya dikdörtgen biçiminde bir avlu ve onu çevreleyen eyvanlardan oluşur.Kıble tarafındaki eyvan geniş, yan tarafdaki eyvanlar daha küçüktür.Bazı medreselerde, eyvanlar iki katlı da olabilir.Medreseler ayrıca, yeni bir cami tipi olan ve nişli duvarlarla çevrili büyük bir avlu etrafında yapılanan medrese-camilerin doğmasına neden olmuştur.Selçuklu cami mimarisinin en güzel örneklerini oluşturacak bu yapılarda, aynı plan, aynı malzeme ve aynı süsleme özellikleri görülür.

 

Sultanlar, emirler ve büyük devlet adamları için yapılmış olan mezar anıtlarının örneklerineyse Türkistan, İran ve Anadolu'da rastlanır.Bu yapılar, kümbetler ve kubbeli büyük türbeler olarak iki gruba ayrılır.Kümbetler, silindir biçiminde gövdesi, çokgen tabanlı piramit veya koni biçiminde çatısı olan anıt mezarlardır.Asıl mezar, merdivenle inilen bodrumdadır.Gene merdivenle çıkılan üst kat, çoğunlukla bir mihrabı olan mescit niteliğindedir.Diğer dini veya sivil mimari eserlerinin tersine, kümbetlerin çoğunda, yanlız kapılar değil, hemen hemen her yer soyut veya figüratif kabartmalarla süslenmiştir.

 

Selçukluların çini, hat, tezhip ve minyatür sanatları, daha sonra Osmanlıların bu alanlarda  gösterdiği parlak başarıya zemin oluşturmuştur.

 

Kaynak: Memo Larousse - Cilt- 1 sh.697 - Tarihenotdus.com

Yorumlar